HABER MERKEZİ- Törende yaptığı konuşmada Bakan Yaşar Güler, “Bu anlamlı etkinlik vesilesiyle Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Deniz Kuvvetleri Komutanımızla birlikte 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığımızda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum mutluluğu özellikle belirtmek isterim.” dedi.
Biraz önce Türk Silahlı Kuvvetlerimizin onurunu simgeleyen şanlı sancağımızı, Deniz Kuvvetlerimizin seçkin birliklerinden 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığımıza tevdi etmenin gururunu hep birlikte yaşadık. Bu Sancak, asil milletimizin bağımsızlık iradesinin, devletimizin varlığının ve kahraman ordumuzun nesilden nesile aktarılan şan ve şerefinin en güçlü sembollerinden biridir.
Bu kutsal emaneti devralacak olan siz kahraman denizcilerin, sancağımızı Mavi Vatanımızda ve görev yaptığınız her yerde gururla dalgalandıracağınıza, üstlendiğiniz her görevi yüksek disiplin, sarsılmaz irade ve üstün görev bilinci ile yerine getirerek milletimizin övünç kaynağı olmaya devam edeceğinize yürekten inanıyorum.
DEĞİŞEN ŞARTLARA UYUM SAĞLAMAK STRATEJİK BİR ZORUNLULUK
Sizlerin de yakından izlediği üzere içinde bulunduğumuz hassas jeopolitik ortam, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışmaların ve rekabetin derinleştiği kritik bir dönemdir. Özellikle Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Orta Doğu’ya kadar yakın coğrafyamızdaki gelişmeler güvenlik risklerini artırmaktadır. Bu hassas ortamda güvenliğimizi sağlamak, haklarımızı korumak ve uluslararası barışa katkıda bulunmak için güçlü, modern, caydırıcı ve her an göreve hazır bir orduya sahip olmalıyız.
Bu çerçevede kahraman ordumuz; terörle mücadeleden hudutlarımızın yanı sıra Mavi Vatanımızın güvenliğini sağlama noktasında da önemli başarılar elde etmektedir. Uluslararası arenada üstlendiği sorumluluklardan eğitim ve tatbikat faaliyetlerine kadar tüm görevlerini büyük bir başarıyla icra etmektedir. Ordumuz ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere dost ülkelerle askerî iş birliğini sürdürmekte; Azerbaycan, Libya, Katar, Somali ve Balkanlar gibi farklı coğrafyalardaki faaliyetleriyle bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara katkıda bulunmaktadır.
MEKKE VE BEDİR ANLAŞMALARI ÜLKEMİZİN GÜVENLİK MİMARISINDAKİ ETKİN ROLÜNÜ ORTAYA KOYUYOR
Türkiye jeostratejik konumu ile yüksek askerî imkânları sayesinde uluslararası güvenlik mimarisinin önemli aktörlerinden biridir. Dost ülkelerle geliştirdiğimiz ilişkiler ortak güvenlik anlayışını güçlendirirken savunma diplomasimize yeni fırsatlar sunmaktadır.
Bu yaklaşımımızın güncel örneklerinden biri Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’dır. Ortak savunma temelinde şekillenen bu anlaşma taraflar arasında güvenlik iş birliğinin geliştirilmesini amaçlamaktadır.

Geçtiğimiz hafta ülkemiz ile Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı ise savunma sanayi iş birliğini geliştirmeyi hedeflemekte; teknik askerî eğitim ile bilgi tecrübe paylaşımını artırmayı amaçlamaktadır.
Daha farklı alanlarda iş birliği sağlayan bu iki girişim ülkemizin uluslararası güvenlik mimarisindeki rolünü ortaya koymaktadır.
HAK VE MENFAATLERİMİZİ HEDEF ALAN YAKLAŞIMLARI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL
Haklarımızı en etkili şekilde koruyabilmek için güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmak önemlidir. Bu nedenle teknolojik imkânlarımızı nitelikli insan gücümüzle harmanlayarak ordumuzun harekât etkinliğini sürekli geliştiriyoruz. Güçlü askerî kabiliyetlerimizi barışçıl çözüm arayışlarıyla dengeleyip çok yönlü güvenlik anlayışımıza entegre ediyoruz.
Nitekim Türkiye olarak sorunların barışçı yollarla çözülmesine önem veriyoruz. Yunanistan ile ilişkilerimizi de bu anlayış doğrultusunda değerlendiriyoruz. Diyalog kanallarının açık tutulmasını karşılıklı güvenin geliştirilmesi adına son derece önemli buluyoruz.
Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iş birliği yapılmasını istiyor; anlaşmazlıkların karşılıklı anlayış yoluyla çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyoruz. Ancak ülkemizin haklarını tehdit eden veya gerilimi artıracak yaklaşımları kabul etmemiz mümkün değildir. Barışçı çözümlerden yana olan tutumumuz haklarımızdan taviz vermek anlamına gelmemektedir.
KIBRIS TÜRKÜNÜN GÜVENLİĞİ İÇİN ELİMİZDEN GELEN ÇABAYI SÜRDÜRECEĞİZ
Türkiye uluslararası hukuktan doğan haklarını koruyacak kapasiteye sahip olup gerektiğinde kararlı hareket etme iradesine sahiptir. Kıbrıs meselesindeki tutumumuz net olarak bellidir. Kıbrıs Türk halkının güvenliği ülkemiz için vazgeçilmez öneme sahiptir. Yarım asrı aşan müzakerelerde kalıcı çözüme ulaşılamamış olması mevcut gerçekleri göz önünde bulundurmayı gerektiriyor.
Muhataplarımızı Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını gözeten bir anlayışla hareket etmeye davet ediyoruz. Rum tarafının uzlaşmaz tutumu son olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde planlanan etkinlikleri engelleme girişimleriyle açıkça ortaya çıkmıştır.
Spor ve kültürel faaliyetlere dahi tahammül göstermeyen bu yaklaşımın kalıcı uzlaşmanın nasıl mümkün olabileceği sorusunu gündeme getirdiğini vurgulamak isterim. Kim hangi girişimde bulunursa bulunsun Garanti ve İttifak Antlaşmaları çerçevesinde Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tüm tedbirleri alarak Ada’nın huzuru için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
AMFİBİ BİRLİKLERİMIZ KUVALET ÇARPANLARI ARASINDADIR
Bununla birlikte dünyanın en büyük askeri güçlerinden biri olan kahraman ordumuzun etkinliği en büyük avantajlarımızdan biridir. Türk bahriyesinin gücü olan Deniz Kuvvetlerimiz köklü geçmişinden aldığı ilhamla nitelikli personeli sayesinde ülkemizin denizlerdeki en önemli caydırıcılık unsurudur. Bu gücün önemli bileşenlerinden biri amfibi birliklerimizdir ki bunlar denizden karaya güç aktarabilme yeteneğiyle modern orduların kuvvet çarpanları arasında yer almaktadır.
Böylelikle 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığımız yeni teşkilatlanmasıyla gücünü artırmıştır. Amfibi Tugayımız Mavi Vatan’da verdiği görevlerin yanı sıra Suriye’deki Barış Pınarı Harekâtından Azerbaycan’a kadar uluslararası görevlerde bulunan komutanlıklarla personel desteği sağlamaktadır.
Bölgedeki bu vazifeler personelimizin mesleki tecrübesini geliştirirken Deniz Kuvvetlerimizin çok uluslu operasyonlardaki etkinliğini de gözler önüne sermektedir. Bu zorlu görevleri başarılı biçimde gerçekleştiren tüm silah arkadaşlarımı kutluyorum.
SILAH ARKADAŞLIĞINI VE BİRLIK RUHUNU DAIMA KORUYACAKSINIZ
Sizler Çaka Bey’den Barbaros Hayrettin Paşa’ya uzanan şanlı denizcilik tarihimizin mirasçılarısınız. Ecdadınızdan devraldığınız bu mirası çağın gereklilikleriyle harmanlayarak mesleki bilgi ve becerilerinizi sürekli olarak geliştireceksiniz; silah arkadaşlığı ruhunu daima koruyup yaşatacaksınız.
Tüm başarılarınız yalnızca birliğimizin değil Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne güç katacak; milletimizin ordumuza olan inancını pekiştirecektir. Bu bağlamda özverili çalışmalarınızla Deniz Kuvvetlerimiz Mavi Vatan’daki haklarını koruma kararlılığını sürdürecektir.
Bu vesileyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyor; aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.
2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığındaki tüm personeli tekrar tebrik ediyor; bu kutsal emaneti büyük onurla taşıyacağınıza yürekten inanıyorum.
Sizlere sağlık, mutluluk diliyor; görevlerinizde başarılar temenni ediyorum! Denizleriniz sakin olsun!